YDA Center • AnkaraOnline Randevu
Ana Sayfa›❤️ **HER RİTİM BOZUKLUĞUNDA VÜCUDA PIHTI ATABİLİR Mİ?**
Kardiyoloji Bilgi Merkezi

❤️ **HER RİTİM BOZUKLUĞUNDA VÜCUDA PIHTI ATABİLİR Mİ?**

HER RİTİM BOZUKLUĞUNDA VÜCUDA PIHTI ATABİLİR Mİ? Kalp çarpıntısı yaşayan veya ritim bozukluğu tanısı alan hastalarımızın en sık sorduğu sorulardan biri: “Kalbimde ritim bozukluğu var\. Acaba felç geçirir miyim?”

❤️ **HER RİTİM BOZUKLUĞUNDA VÜCUDA PIHTI ATABİLİR Mİ?** — için tıbbi bilgilendirme görseli

Her Ritim Bozukluğu Vücuda Pıhtı Atar mı? Hangi Hastalarda Felç Riski Artar?

Kalp çarpıntısı yaşayan veya ritim bozukluğu tanısı alan birçok kişinin aklına aynı soru gelir: “Kalbimde ritim bozukluğu varsa vücuduma pıhtı atabilir mi, felç geçirebilir miyim?”

Bu sorunun yanıtı, sanılanın aksine, her ritim bozukluğu için aynı değildir.

Kalpte ortaya çıkan her ritim düzensizliği pıhtı oluşumuna neden olmaz. Özellikle atriyal fibrilasyon (AF) ve atriyal flutter olarak adlandırılan ritim bozukluklarında pıhtı oluşumu ve buna bağlı inme riski önem kazanır. Ancak bu hastalarda bile risk herkes için aynı değildir.

Pıhtı riskini belirleyen en önemli unsurlardan biri, kişinin eşlik eden hastalıkları ve diğer risk faktörleridir.

Her ritim bozukluğu pıhtı oluşturur mu?

Hayır. Her ritim bozukluğu tek başına pıhtı oluşumuna ve felce neden olmaz.

Kalpte normal ritmin dışında ortaya çıkan pek çok farklı ritim bozukluğu vardır.

Örneğin:

* Ekstrasistoller: Kalpte tekleme veya fazladan atım hissi oluşturan erken kalp atımlarıdır.

* Supraventriküler taşikardiler (SVT): Kalbin aniden hızlanmasına neden olan ritim bozukluklarıdır.

* Atriyal fibrilasyon (AF): Kalbin kulakçıklarının düzensiz elektriksel aktiviteyle çalıştığı ritim bozukluğudur.

* Atriyal flutter: Kulakçıklarda genellikle hızlı ve düzenli elektriksel döngülerin oluştuğu ritim bozukluğudur.

Ekstrasistoller ve birçok SVT türü, tek başına atriyal fibrilasyondaki gibi bir pıhtı riski oluşturmaz ve yalnızca bu ritim bozukluklarının bulunması kan sulandırıcı tedavi gerektirmez.

Bununla birlikte bazı ritim bozuklukları, pıhtı oluşturmasalar bile farklı nedenlerle ciddi olabilir. Dolayısıyla ritim bozukluğunun türünün doğru belirlenmesi önemlidir.

Atriyal fibrilasyon neden pıhtı riskini artırır?

Atriyal fibrilasyonda kalbin kulakçıkları düzenli ve etkili biçimde kasılamaz.

Bunun sonucunda kanın özellikle sol kulakçığın sol atriyal apendiks adı verilen bölümünde göllenmesi kolaylaşabilir.

Kan akımının yavaşlaması, kalp içinde pıhtı oluşumuna zemin hazırlar.

Oluşan pıhtı kalpten ayrılarak kan dolaşımına katılırsa beyin damarlarından birini tıkayabilir ve iskemik inmeye (felce) neden olabilir. Daha nadiren vücudun diğer atardamarlarında da tıkanıklık oluşturabilir.

Atriyal flutterda da benzer tromboembolik risk söz konusudur. Bu nedenle flutter hastalarında inmeden korunma yaklaşımı genel olarak atriyal fibrilasyona benzer şekilde planlanır.

Ancak önemli bir ayrıntı vardır:

Atriyal fibrilasyonu olan her hastanın pıhtı oluşturma ve felç geçirme riski aynı değildir.

Kimlerde pıhtı ve felç riski daha yüksektir?

Atriyal fibrilasyon veya atriyal flutter tanısı alan bir hastada yalnızca ritim bozukluğunun varlığına bakılarak kan sulandırıcı tedavi kararı verilmez.

Hastanın yaşı, hipertansiyon veya diyabet gibi eşlik eden hastalıkları ve daha önce inme geçirip geçirmediği de değerlendirilir.

Bu değerlendirmede kullanılan önemli yöntemlerden biri CHA₂DS₂-VA risk skorudur.

2024 Avrupa Kardiyoloji Derneği (ESC) kılavuzunda öne çıkarılan bu skor, aşağıdaki risk faktörlerini içerir:

Risk faktörü Puan

Kalp yetersizliği 1

Hipertansiyon 1

65–74 yaş 1

75 yaş ve üzeri 2

Diyabet 1

Daha önce inme, TIA veya arteriyel emboli 2

Damar hastalığı 1

Hastanın toplam puanı, gelecekte inme veya sistemik emboli geçirme riskinin değerlendirilmesinde kullanılır.

CHA₂DS₂-VA skorunun önceki CHA₂DS₂-VASc skorundan önemli farkı, kadın cinsiyetinin bağımsız bir puan olarak değerlendirilmemesidir.

CHA₂DS₂-VA skoruna göre kimler kan sulandırıcı kullanmalıdır?

2024 ESC kılavuzuna göre atriyal fibrilasyonu olan hastalarda genel yaklaşım şöyledir:

CHA₂DS₂-VA = 0: Tromboembolik risk genellikle düşüktür. Başka özel bir gerekçe bulunmadığında uzun süreli kan sulandırıcı tedavi çoğunlukla gerekli değildir.

CHA₂DS₂-VA = 1: Kan sulandırıcı tedavi düşünülmelidir. Tedavi kararı hastanın klinik özellikleri ve kanama riski dikkate alınarak bireyselleştirilir.

CHA₂DS₂-VA ≥ 2: Uygun hastalarda ağızdan kullanılan antikoagülan tedavi önerilir.

Bu eşikler önemli olmakla birlikte bütün klinik durumları kapsamaz. Örneğin hipertrofik kardiyomiyopati veya kardiyak amiloidoz ile birlikte atriyal fibrilasyonu bulunan hastalarda düşük risk skoruna rağmen antikoagülan tedavi gerekebilir.

Ayrıca kanama riski, böbrek fonksiyonları, kapak hastalıkları ve diğer klinik özellikler tedavi seçiminde önem taşır.

Ritim normale döndüğünde pıhtı riski ortadan kalkar mı?

Hastalarımızın en sık sorduğu sorulardan biri de budur.

Atriyal fibrilasyon ilaç, elektriksel kardiyoversiyon veya kateter ablasyonu ile kontrol altına alınabilir ve normal sinüs ritmi yeniden sağlanabilir.

Ancak ritmin normale dönmesi, uzun dönemde pıhtı riskinin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmez.

Çünkü inme riski yalnızca ritim bozukluğuna değil, hastanın yaşına ve eşlik eden risk faktörlerine de bağlıdır.

Bu nedenle özellikle yüksek riskli hastalarda başarılı ablasyon sonrasında bile kan sulandırıcı tedavinin sürdürülmesi gerekebilir.

Ayrıca kardiyoversiyon ve ablasyon gibi işlemlerin çevresindeki dönemde, düşük risk skoruna sahip bazı hastalarda da belirli sürelerle antikoagülan tedavi uygulanması gerekebilir.

Kan sulandırıcı ilaçlar, yalnızca çarpıntı geçtiği veya ritim düzeldiği için hekim değerlendirmesi olmadan kesilmemelidir.

Aspirin pıhtı riskini azaltmak için yeterli midir?

Atriyal fibrilasyona bağlı inmeyi önlemede aspirin, uygun hastalarda kullanılan antikoagülan ilaçların yerine geçmez.

İnmeden korunmada başlıca tedavi grubu antikoagülan ilaçlardır.

Günümüzde uygun hastalarda apiksaban, rivaroksaban, dabigatran ve edoksaban gibi doğrudan etkili oral antikoagülanlar (DOAC) sıklıkla tercih edilmektedir.

Bununla birlikte mekanik kalp kapağı veya belirli derecede mitral darlığı bulunan hastalarda varfarin gibi K vitamini antagonistleri tercih edilir.

Tedavinin türü, dozu ve süresi hastanın özelliklerine göre belirlenmelidir.

Çarpıntım varsa pıhtı riskimi nasıl öğrenebilirim?

Çarpıntı hissi tek başına atriyal fibrilasyon tanısı koydurmaz.

Benzer şikâyetler farklı ritim bozukluklarında veya ritim bozukluğu olmadan da ortaya çıkabilir.

Tanının belirlenmesinde elektrokardiyografi (EKG), ritim Holter ve gerektiğinde daha uzun süreli ritim kayıt yöntemlerinden yararlanılır.

Atriyal fibrilasyon veya flutter saptanması halinde ise hastanın tromboembolik riski, eşlik eden hastalıkları ve kanama riski birlikte değerlendirilir.

Risk faktörleri zaman içinde değişebileceğinden bu değerlendirme belirli aralıklarla tekrarlanmalıdır.

Ani gelişen konuşma bozukluğu, yüzde kayma, kol veya bacakta güçsüzlük ya da görme kaybı gibi belirtiler ise inme belirtisi olabilir ve acil olarak 112’nin aranmasını gerektirir.

Sonuç: Önemli olan yalnızca ritim bozukluğu değil, hastanın toplam riskidir

Kalp ritim bozuklukları birbirinden farklı özellikler gösterir. Her çarpıntı veya ritim düzensizliği aynı tehlikeyi taşımaz.

Özellikle atriyal fibrilasyon ve atriyal flutter hastalarında pıhtı ve inme riski dikkatle değerlendirilmelidir.

Ancak bu hastalıkların tanısını almak, herkesin mutlaka kan sulandırıcı kullanması gerektiği anlamına gelmez.

Doğru yaklaşım; ritim bozukluğunun türünü belirlemek, kişisel inme riskini değerlendirmek ve tedaviyi buna göre planlamaktır.

❤️ Kalbinizin ritmini tanıyın, riskinizi bilin, kalbinizi koruyun.

#KalbineSağlık

Prof. Dr. Sinan Altan KOCAMAN

Kardiyoloji ve Aritmoloji

Videoyu YouTube’da aç ↗
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesinin yerine geçmez.
✓ Prof. Dr. Sinan Altan Kocaman tarafından kontrol edildiSon güncelleme: 20.10.2026Son tıbbi kontrol: 20.10.2026 • Prof. Dr. Sinan Altan KocamanHekimin özgeçmişi ve akademik eserleri →
Prof. Dr. Sinan Altan Kocaman© 2026 • Ankara
BİLİMSEL ÖN BİLGİLENDİRME HATTI

Doktorunuza WhatsApp’tan danışabilirsiniz!

Kalp ve damar sağlığıyla ilgili genel tıbbi konularda ön bilgilendirme ve doğru sağlık hizmetine başvuru konusunda yol gösterme amacıyla mesaj gönderebilirsiniz.

Bu hat randevu hattı değildir.WhatsApp yazışması muayene, kişisel tanı, reçete veya tedavi planının yerine geçmez. Acil durumlarda mesaj yanıtı beklemeyin; 112’yi arayın.
Gizliliğiniz için T.C. kimlik numarası, banka bilgisi veya istenmeden ayrıntılı tıbbi belge paylaşmayın.