Zayıflama iğnesi uyku apnesini de tedavi edebilir mi?
Kilo vermek için geliştirilen yeni bir ilaç, uykuda nefes durmalarını da azaltabilir mi? Fazla kilo veya obeziteyle ilişkili tıkayıcı uyku apnesi olan bazı kişilerde yanıt evet olabilir. Yeni klinik araştırmalar bu yönde sonuçlar bildirirken, kilo kaybının solunum yollarını nasıl etkilediğini anlamak da önem taşı
Zayıflama iğnesi uyku apnesini de tedavi edebilir mi?
Kilo vermek için geliştirilen yeni bir ilaç, uykuda nefes durmalarını da azaltabilir mi? Fazla kilo veya obeziteyle ilişkili tıkayıcı uyku apnesi olan bazı kişilerde yanıt evet olabilir. Yeni klinik araştırmalar bu yönde sonuçlar bildirirken, kilo kaybının solunum yollarını nasıl etkilediğini anlamak da önem taşıyor.
Kilo kaybıyla dilin içinde ve üst hava yolunu çevreleyen dokularda biriken yağ da azalabilir. Bu değişim, boğaz bölgesindeki doku yükünü ve hava yolunun uyku sırasında kapanma eğilimini hafifleterek apnenin düzelmesine katkı sağlayabilir.
Bu yazıda ele alınan retatrutid, 29 Ekim 2026 itibarıyla henüz onaylanmamış, araştırma aşamasındaki bir ilaçtır. Çalışma sonuçları, rutin kullanım önerisi olarak değerlendirilmemelidir.
Uyku apnesinde hava yolu neden kapanır?
Obstrüktif, yani tıkayıcı uyku apnesinde, uyku sırasında üst hava yolu tekrar tekrar daralır veya kapanır. Dilin geriye doğru yer değiştirmesi, yumuşak dokuların hava yolunu daraltması ve kişinin anatomik özellikleri bu süreçte rol oynayabilir.
Fazla yağ dokusu boyun bölgesinde birikebilir; dilin ve hava yolu çevresindeki dokuların yapısını da etkileyebilir. Zaten daralmaya yatkın bir hava yolunda bu ek yük, gece solunumun kesilmesini kolaylaştırabilir. Bu nedenle obezite, tıkayıcı uyku apnesinin değiştirilebilir risk faktörlerinden biridir.
Kilo verince dildeki yağ da azalabilir
Kilo kaybının uyku apnesindeki yararını açıklayan mekanizmalardan biri, üst hava yolu çevresindeki ve bu dokuların içindeki yağlanmanın azalmasıdır. Özellikle dil içindeki yağın azalması, hava yolunun açık kalmasını kolaylaştırabilecek bir değişim olarak öne çıkıyor.
2020’de yayımlanan bir araştırmada, obezitesi ve uyku apnesi olan 67 kişi kilo verme sürecinin öncesinde ve altı ay sonrasında MR ve uyku testiyle değerlendirildi. Dil yağındaki azalma, apne şiddetindeki düzelmeyle ilişkili bulundu. Bulgular, dil yağının azalmasının kilo kaybıyla sağlanan iyileşmenin bir bölümünü açıklayabileceğini gösterdi.
Başka bir küçük MR çalışmasında, cerrahiyle kilo kaybından sonra dil, dil kökü, yutak yan duvarları ve yumuşak damaktaki doku içi yağ miktarının azaldığı görüldü. Ancak bütün boğaz çevresi yağ depolarının aynı ölçüde küçüldüğü veya herkesin hava yolunun aynı şekilde genişlediği söylenemez.
Bu mekanizma, retatrutidin belirli bir bölgedeki yağı doğrudan erittiği anlamına gelmez. Yeni ilaç araştırmasının sonuçlarıyla, kilo kaybından sonra hava yolu anatomisini inceleyen çalışmaların bulgularını birlikte değerlendiriyoruz. Retatrutidle sağlanan iyileşmenin ne kadarının bu mekanizmadan kaynaklandığı henüz kesin olarak ayrıştırılmış değil.
Yeni retatrutid araştırmasında ne bulundu?
21 Ekim 2026 tarihli NEJM yayınında iki faz 3, randomize, çift kör, plasebo kontrollü araştırma bildirildi. Toplam 691 yetişkinin 243’ünde tip 2 diyabet yoktu; 448’inde vardı. Katılımcıların beden kitle indeksi en az 27 idi ve orta–ağır tıkayıcı uyku apneleri bulunuyordu.
80 haftada retatrutid, apne-hipopne indeksini (AHI) plasebodan daha fazla azalttı. AHI, uykunun her saatindeki solunum durması ve belirgin solunum azalması olaylarının sayısıdır. Birincil olarak değerlendirilen iki dozda düşüş, diyabeti olmayanlarda saatte yaklaşık 32–34, diyabeti olanlarda 25 olaydı; plasebo gruplarında yaklaşık 10 olaydı.
Bu düzelmeye kilo kaybı da eşlik etti. En sık bildirilen yan etkiler sindirim sistemiyle ilgiliydi.
Her uyku apnesi kilo vermekle düzelir mi?
Kilo kaybı, obeziteyle ilişkili tıkayıcı uyku apnesinde tedavinin önemli bir parçasıdır. Bununla birlikte çene ve yüz yapısı, büyük bademcikler, dilin özellikleri, yaş ve aile öyküsü gibi başka etkenler de rol oynar. Normal kilolu kişilerde de tıkayıcı uyku apnesi görülebilir. Solunumun beyindeki kontrolüyle ilgili santral uyku apnesi ise farklı bir durumdur.
Bu nedenle tedavinin yeterli olup olmadığı, yalnızca verilen kiloya veya horlamanın azalmasına bakılarak belirlenemez. Gece solunumunun ne ölçüde düzeldiğini gerektiğinde yeniden uyku testiyle değerlendirmek gerekir.
Uyku apnesi kalp sağlığını da ilgilendirir
Tekrarlayan hava yolu kapanmaları, gece oksijen düzeylerinde düşmeye, uykunun bölünmesine ve dolaşım sistemi üzerinde strese yol açabilir. Uyku apnesi; kontrolü güç hipertansiyon, atriyal fibrilasyon ve diğer kalp damar sorunlarıyla ilişkilidir. Bu nedenle değerlendirme, horlamanın ötesinde ele alınmalıdır.
Bununla birlikte apne sayısının azalması, retatrutidin kalp krizi veya inmeyi azalttığının kanıtı değildir. Bu sonuçlar için ayrı klinik araştırmalar gerekir.
Kilo kaybı ve CPAP tedavisi birlikte planlanmalı
CPAP, uyku sırasında hava yolunu basınçlı hava ile açık tutar. Kilo yönetimi ise fazla yağ dokusunun hava yolu üzerindeki yükünü azaltmaya yardımcı olabilir. Hastanın ihtiyacına göre bu yaklaşımlar aynı tedavi planında birlikte yer alabilir.
Kilo vermiş olsanız veya horlamanız azalsa bile CPAP cihazınızı kendi başınıza bırakmayın. Tedavi ihtiyacı ve cihaz ayarları, hekim değerlendirmesi ve gerektiğinde yeni bir uyku testiyle yeniden belirlenmelidir.
Yüksek sesli horlama, uykuda nefes durmasının fark edilmesi, boğulur gibi uyanma veya gündüz belirgin uyku hâli varsa değerlendirme alın. Tanının netleştirilmesi; kilo yönetiminin, cihaz tedavisinin ve diğer seçeneklerin size uygun biçimde planlanmasını sağlar.
Kilo yönetimini planlarken gece solunumunu da değerlendirmek, obeziteyle ilişkili uyku apnesinin tedavisinde daha bütüncül bir yaklaşım sağlar. Hedef, sürdürülebilir kilo kaybıyla birlikte yeterli ve güvenli gece solunumudur.
Prof. Dr. Sinan Altan KOCAMAN
Kalbine Sağlık | Bilimin ışığı üzerinizde olsun!








